DEPRESYON TEDAVİSİ


Responsive image

DEPRESYON VE MEVSİMSEL DEPRESYON

Depresyon nedir bilir misiniz? Ya mevsimsel depresyonu hiç duydunuz mu?

Yaşayan kişi için çok karanlık anlamlar gizlidir aslında bu sözcüklerde. Ancak yaşayanlar bilir; bu dönemin ne kadar zorlayıcı olduğunu. Dışarıdan bakanlar ise, kişisel zayıflık ya da iradesizlik olarak görürler ve suçlarlar. SENİN ELİNDE derler. Oysa bilmezler ki, kişinin ailesel genetik yatkınlığı vardır, depresyon adeta bir mirastır ona ailesinden. Ya da çok üzücü olaylar olmuştur ve kişinin dayanma noktası aşılmıştır. Sonuçta mutluluk ilişkili olduğu düşünülen hormonlar azalmıştır kişinin beyninde. Kaybolmuştur artık yaşamın renkleri. Dünya artık siyah beyazdır.

Depresyon, sözcük anlamı ile çöküntü, ruhsal çöküntü anlamına gelir. Depresyon döneminde olan kişi yaşama karşı umutlarını kaybetmiştir. Keyifsizdir, mutsuzdur, karamsardır. Morali çok çabuk bozulur. Olumsuzluk, daha fazla etkiler ve daha fazla üzüntü verir kişiye. Kişi bu dönemde duygusallaşır. Çabuk üzülür. Olumsuzluk, daha fazla etkiler ve üzüntü verir kişiye. Çabuk sinirlenir. Normalde sinirlenmediği şeylere sinirlenir. Her şeyi büyük bir sorunmuş gibi takar kafasına. Sonra daha da karamsarlaşır. Her şey daha kötü olacak diye üzüntüye kapılır. Kendisini, çevreyi ve dünyayı olumsuz görür. Bu çöküntü döneminde kişi, yaşama karşı ilgisini kaybeder. Normalde zevk aldığı şeylerden, zevk alamaz hale gelir. Arkadaşları ile buluşmak, oyun ve eğlence eskisi kadar zevk vermez. Yani zevk alma duygusu körelir veya hayata yabancılaşır.

Ayrıca çok yoğun bir sıkıntı olur. Gün boyu sıkıntı ve gerginlik ile boğuşur kişi… Kimi zaman sıkıntıdan yerinde duramaz. Elleriyle saçlarıyla oynar, ellerini ovuşturur. Bu çöküntü döneminde kişiler, karşındakine güvenlerini kaybederler. Karamsar ve olumsuz düşünceleri vardır. Bu nedenle karar alamazlar. Dikkatleri de bozuktur. Bir işe ya da derse konsantre olamazlar. Olsalar bile dikkatlerini sürdürmekte zorlanırlar.

Bu dönemde uykuları bozulur kişinin. Geceleri uykuya dalmakta zorlanırlar. Gece uzar, yatakta sağa sola döner; bir türlü dalamazlar. Dalsalar bile sık sık uyanırlar. Uyku kalitesizdir ve dinlendirici olma özelliğini kaybeder. Kimileri ise; sabahın erken saatlerinde korkunç bir sıkıntı ile uyanır (melankolik depresyonda). İştahsa azalır. Kişi yemek istemez. Ağzının tadı bozulur. Bazı kişiler ise sıkıntıdan bir şeyler atıştırır. Ayrıca bu dönemde kişinin enerjisi azalır ve halsizlik, yorgunluk oluşur. Kişi iş yapacak dermanı kendisinde bulamaz. Cinsel istek azalır. Kişi cinsel konulara ilgisiz kalır. Fakat ne yazık ki en kötüsü intihardır. Depresyonun en korkulan sonucudur, intihar. Depresyonun verdiği sıkıntıyı ve azabı çekmektense, kendisine hiçbir zevk vermeyen yaşamı ve insanları çekmektense intihar bir seçenek olarak geliverir, kişinin hastalıklı beynine. Oysa depresyon nedeniyle bu düşünceler vardır. Depresyon iyileştiğinde, bu düşüncelerde iyileşecektir. İşte bu nedenle kişiye hemen depresyon tedavisi uygulanmaya başlanır. Yapılan çalışmalarda depresyondakilerin %20'sinin intihar girişiminde bulunduğu, yarısının ise öldüğü bulunmuştur. Bu nedenle depresyonda olan kişiyi ilk olarak bir psikiyatrist görmelidir ve mutlaka antidepresana başlanmalıdır.

Peki ya mevsimler? Bazı mevsimler sizi etkiler mi?

Özellikle sonbahar ve kış mevsimleri… O havaların kapandığı, güneşin bir türlü gözükmediği, günlerin kısaldığı ve karanlığın erkenden, adeta bir kabus gibi çöktüğü Kasım, Aralık ve Ocak aylarını… Mevsimlerin rengini kaybettiği, yaprakların havada uçuştuğu, baharın sonunu dünyanın sonu gibi hissettiğiniz… Hatta havaların soğuduğu ve yağışın eksik olmadığı günleri… Yağan yağmurdan sokağa çıkamadığınız, çıktığınız da pek kimseyi göremediğiniz ve insanların erkenden evlerine çekildiği kasvetli ayları… İşte bu aylarda bir hüzün çöker mi içinize? Bir ağırlık, kasvet…
Tüm enerjiniz kaybolur gibi olur mu? Hatta iştahınız açılır ve abur cubur saldırır mısınız her şeye? Hareket etmediğiniz için kilonuz artar mı? Keyifsizlik, mutsuzluk, umutsuzluk, bitkinlik ve akşam saatlerinde başlayan o pis iç burkulması, sıkıntı!.. Pasifleşip, kendinize güveninizi kaybeder misiniz, o karanlığın arttığı, günlerin giderek kısaldığı o günlerde…

Sonra ilkbahar ve yaz geldiğinde rahatlayıp, kısmen de olsa açıldığınızı… Gelen güneş ve aydınlıkla günlerin uzaması ile rahatladığınızı. Yeniden hayata sarıldığınızı ve yeniden güçlenip, ayaklandığınız… Sonra yeniden sonbahar-kış geldiğinde, yine aynı sıkıntılı dönemi yaşadığınızı… Eğer yazdıklarımı yaşıyorsanız, siz de mevsimsel depresyon olabilir. Mevsimsel özelliği olan kişilerin % 90’ınında depresyon sonbahar- kış ayalarında olur. Ama % 10 kadar hastada ters mevsimsellik olabilir. Bu kişiler ise ilkbahar ve yaz aylarında depresyona girerler.

Tedavi:

İşte bu durumları yaşıyorsanız, mutlaka bir psikiyatri uzmanından yardım almalısınız. Çünkü tedavisi vardır. Gerekirse ise antidepresan ilaçlar, gerekirse psikoterapi… Antidepresanlar beynimizde ki Serotonin adlı mutluluk hormonunu artırır ve depresyonu tedavi eder. Ama iyileşmek yeterli değildir. Bu hastalık yeniden tekrarlayabilir. Bu nedenle en az 6 ay- 1 yıl, gerekirse daha uzun süre kişi antidepresan korumasına alınabilir. Depresyonun tekrarlamaması için, içgörü kazandırıcı psikoterapilerin eklenmesi de çok önemlidir.

Yukarı Çık